| Luís André Pina Cabral Villas-Boas... Portekiz'in yeni Kral'ı... henüz 34 yaşında ve kariyerinde ki kupaların sayısı ve değeri bugün dünyadaki bir çok ünlü teknik adamın çok daha üstünde... 2003 sezonunda Mourinho ile Porto'da başlayan baş antrenörlük kariyeri sonrasında Chelsea ve Inter'de de devam etti.2009/2010 sezonu başlamadan Mou ile vedalaşan, kendi kariyeri açısından tecrübe kazanmak isteyen Villas-Boas, Ekim 2009 da Portekiz'in köklü ama mütevazi ekiplerinden Académica'nın başına geçti. Takımı devraldığında son sırada ve galibiyetsiz konumda iken, sonrasında müthiş bir ivme ile ligi düşme hattının 10 puan üstünde 10. sırada bitirdiler ve Portekiz Kupası'nda da inanılmaz bir başarı göstererek yarı finalde Porto'nun rakibi oldular hatta Dragao'da bitime bir kaç dakika kala Mariano Gonzalez'in golüne engel olabilselerdi finale çıkacaklardı ve büyük ihtimalle Benfica'yı da o gazla finalde mağlup edeceklerdi... Sezon sonu önce Sporting Lizbon çok istedi Villas-Boas'ı sonra 1 sezon daha Académica'da kalacağına dair açıklamalar yaptı.O sırada Porto'da Benfica'ya kaptırılan şampiyonluğun ve taraftarı tatmin etmeyen futbolun ardından gelen tepkiler yerini buldu akabinde Jesualdo Ferreira istifasını verdi.Bir anlık Carlos Queiroz yada Scolari'nin de isimleri gündeme gelsede, sezon içinde oynattığı futbol ve başarısıyla Villas-Boas'ta karar kılındı.Hemen 2 gün sonra Porto ile anlaştığını basına duyuran genç teknik adam böylece ilk ciddi deneyimine başlamış oldu. Ağustos ayında ki Süper Kupa Finali'nde Benfica karşısında alınan galibiyetle başlayan müthiş sezon 30 maçta 27 galibiyet ve 3 beraberlikle sona erdiğinde Porto çoktan şampiyonluğunu ilan etmiş 2. sırada ki Benfica'ya tam 21 puan fark atmışlardı ki bu da lig rekoruydu! Tabii ki bununla birlikte gelen, tadından adeta yenmeyen UEFA Kupası vardı bir de, ona "Avrupa Kupası kazanan en genç teknik direktör" ünvanını kazandıran!... Kırdığı rekorlar inanılması güç şeyler, mesela boynuz kulağı geçer'i resmen destekleyen bir istatistik ile Mourinho'nun 33 maçlık yenilmezlik serisini 36 maç ile kırdı -bunların içinde 16 maç üst üste galibiyet var- sonra bir Portekiz kulübüne Avrupa arenasında en fazla galibiyeti 14 maç ile aldırmış oldu, Portekiz Ligi'nde 84 puanlık puan rekoruyla birlikte lig ikincisi Benfica'ya atılan 21 puan fark da ayrı bir rekoru temsil ediyordu... Chelsea ile kesin olarak anlaştığı söyleniyor, geçen sezon sadece Hulk-Falcao ikilisine -dile kolay- 77 gol attıran hoca bakalım -eğer ayrılmazsa- Drogba-Torres ikilisine ne yaptırır tahmin bile edemiyorum lakin bi yandan da Falcao'yu da beraberinde getireceği söyleniyor... Yine kalırsa Anelka'da iyi bir alternatif olur hücum hattına... Savunmada ise Portekiz'den tanıdığı David Luiz yine banko partneri olur Terry'nin diye düşünüyorum, Bosingwa'yı da tutar diye düşünüyorum hatta adam eder ve monte ederse sağ beke ki zaten sol tarafada Real'in elinden Coentrao'yu kapacağı konuşuluyor Chelsea'nin... Olursa işte o zaman önümüzdeki sezon yine bir Chelsea-Barcelona Şampiyonlar Ligi finali izleyebiliriz, belki de Villas-Boas bu sefer de "Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olan en genç teknik adam" ünvanını alır!... | ||
Categories:
Andre-Villas Boas,
Bobby Robson,
Chelsea,
Falcao,
Fernando Torres,
Hulk,
Jose Mourinho,
Neymar,
Porto




